Her İnsanın Doğasında Bir Sanat Saklıdır

Her insanın doğasında bir sanat saklıdır. 

Her insanın doğasında bir sanat saklıdır.

Kimilerini okumak, kimilerini de yazmak uçurur. Tabiri caizse; ben yazarken uçanlardanım. Her türlü metni okumayı severim. Ancak. yazmayı da okumaya yeğlerim. Çünkü, okumuş olduğum sayısız eserlerin genelinde;  çoğunlukla yaşanmış olaylar vardır. Ve yahut da; anlatılanı bir başkası yazıya dökmüştür. Günlük yaşantımızdan, hemen hemen hepimizin yaşadığı rutin hayatları konu alan sayısız eser olduğunu, okuyucu olarak hepimiz biliriz.  

Yazmak için; 

Okumak, çok okumak, yaşamış olmak ve tecrübeden ziyade, yazarın hayal dünyasının alabildiğince geniş olması gereklidir. Yani, kurgu dünyasının enginliğidir, düşünürü yazar yapan. Uçsuz bucaksız düşünmenin yanı sıra, fikir ürünlerinin yazıya aktarılması da ayrıca bir sanattır. Aslında her insanın doğasında bir sanat saklıdır. Ancak günümüzde bunun adı yetenek olarak bilinmekte ise de; özündeki ismi sanattır. Kiminin doğasında olgunlaşmıştır.. Kiminin de ham kalmıştır.  İnsan  ruhu da aynı bir çiçek misalidir. Beslenirse  gelişir, aksi halde solar.   

her insanın doğasında bir sanat saklıdır.

Yazarın düşünceleri; 

Denizin mavisi ile ufkun beyazı arasındadır adeta. O kadar derindir ki.. İlk bakışta iki uç nokta arasında sanılan düşünceler; sonsuza doğru yol almaya çoktan başlamıştır bile. Aslında hiç bir şeyin sınırı yoktur. Aynı düşüncelerde olduğu gibi.. Sadece kurallar vardır. Yazar için kural; düşüncesinde değil, sadece yazı aşamasındaki kurallardır. Yazar, öncelikle bu kurallara; okuyucusuna düşünce olarak ulaşabilmek ve eserlerinde daha net anlaşılabilmek için uyum sağlar. Bunun dışında; düşüncelerinde  özgür  ve de sınırsızdır.    

Bu yazıyı paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir