Makyaj Nasıl Ortaya Çıktı? Makyajın Kısa Tarihi | Namütenahi

    Makyajın nasıl ortaya çıktığını öğrenmeden önce makyajın alt başlığı olduğu kozmetiğin ortaya çıkışını öğrenmeliyiz.

Kozmetik Kelimesi Nerden Geliyor?

Kozmetik Kelimesi Nerden Geliyor?

    Cosmetae kelimesi ilk olarak sahiplerini parfümlerle yıkayan Romalı köleler için kullanıldı. Yaklaşık olarak milattan önce 10,000 yıllarında Mısırlılar kokulu yağları ve merhemleri güzel kokmak ve güzel görünmek için kullanıyorlardı. Hatta saç ve vücutlarını boyamak için çeşitli boya maddeleri kullanıyorlardı. 

    Canlı ve sağlıklı görünmenin önemli olduğunu düşündükleri için yanaklarını, dudaklarını, göz altlarını, kirpiklerini boyarlardı. Antimonları ezerek elde ettikleri sürmelerle göz makyajı yaparlardı. 

    Küçük bir çubuk yardımıyla yaptıkları makyajlarını Mısırlılar, bölgenin sıcak iklimi ve dolayısıyla güneş ışığından korunmak, gözlerinin daha iyi görmesini sağlamak için kullanıyorlardı. Göz altlarına sürdükleri sürmelerin gözlerinin daha iyi  görmesini sağladığını düşündükleri için halk arasında yaygınlaşmıştı. 

    Mısırlılar hijyenleri ve sağlıklarıyla övünürlerdi. Yağlar ve kremleri sıcak Mısır güneşinden ve kuru rüzgarlarından korunmak için sürünürlerdi. 

    Oje henüz olmadığı için kına ile tırnaklarını sarı veya turuncu renklere boyamada kullanılırdı. 

    Makyaj malzemeleri özel kavanozlarda ve özel kutularda tutulurdu. Kadınlar gittikleri yerlere bu kutuları yanlarında götürür ve genelde sandalyelerinin altında tutarlardı. Erkekler arasında da makyaj yapmak oldukça yaygındı ancak erkeklerin makyaj kutularını yanlarında taşıdığı görünmezdi.

Antik Mısırlılarda Kozmetik

    Mısırlılar temizlikleri ve görünüşleriyle oldukça gurur duyarlardı. Çoğu Mısırlı, günlük olarak derelerde veya evlerinde duş alırdı. Daha zengin olanlar ise hizmetçileri tarafından büyük leğenlerle yıkanırdı. Duş alınan su ise bir boru yoluyla bahçe sulamada kullanılırdı.

    İnsanlar günlük olarak kokulu odunlarla karılmış yağları yani parfümleri sürünürlerdi. Mısır’ın sert ikliminden ötürü kuruyan ciltlerini bu şekilde korumaya alırlardı. Yaşlı, genç herkes bu yöntemleri kullanarak güzel görünür ve temizlenirdi.

    Ilgın yapraklarından elde ettikleri topakları çiğneyerek de nefeslerini taze tutarlardı ancak bu zamanlarda diş fırçası veya diş macunu benzeri bir ağız bakım ürününe rastlanmadı. 

Makyaj nasıl ortaya çıktı?

Mısır Tanrıçası Hathor
Mısır Tanrıçası Hathor

    Kozmetiğin ortaya çıkışı milattan önce 10,000 yıllarında parfümlerle olmuştur. Makyaj ise yine Mısırda, kuru rüzgarlardan ve sıcaktan korunmak için göz çevrelerinde kullandıkları sürmeler ile milattan önce 4,000 yıllarında ortaya çıkmıştır. 

    Mısırlıların sert hava şartlarından korunmanın yanı sıra Hathor isimli tanrıçaya benzemek ve tanrılarına güzel görünmek amacıyla da makyaj kullandıkları bilinmektedir. Hathor Mısır mitolojisinde doğum, bereket, aşk ve evlilik tanrıçasıdır. 

Antik Yunan’da Kısa Makyaj Tarihi

Beyaz Cilt Makyajı

    Antik Yunan’da makyaj cildin beyaz görünmesi için kullanılırdı. Çünkü cildin beyaz görünmesi insanların saatler boyunca tarlalarda işçilik yapmadıklarını göstermekteydi. Bunun için çeşitli pudralar kullandılar.

    Gözleri için ise is, kömür kullanarak günümüzde far denilen makyajı yaptılar, sürme çektiler. Hatta Antik Yunanlılar beyaz kurşun ve tebeşirden ürettikleri fucus adında bir ürün kullandılar. Ciltlerini kusursuzlaştırmak ve güzel görünmek için kullandıkları bu madde oldukça zehirliydi ve uzun süreli kullanımlarda ciddi sorunlara yol açıyordu. Bu nedenle yaşam süreleri oldukça kısalmıştı. 

    Yunanlılarda ayrıca tek kaş modası vardı ve doğal olarak tek kaşı olmayanlar ise hayvan kılları kullanıyorlardı.

Antik Roma’da Kısa Makyaj Tarihi

Antik Romada Makyajın Tarihi Khinoe

    Antik Roma’nın kar tanrıçasının ismi Khinoe, kız arkadaş veya metres anlamlarıyla da kullanılmaktaydı. Khinoeler beyaz tenli olmalıydı. Antik Yunan’daki inanışa benzer şekilde Roma’da da beyaz tene önem verilirdi. Teni beyaz olanların daha zeki olduğuna inanılırdı. 

    Romalı bir yazar olan İkinci Gaius Plinus ise kadınların kirpik uzunluklarının iffetleriyle orantılı olduğunu savunurdu. Fazla cinsel ilişkiye giren kadınların kirpiklerinin döküldüğünü ve daha kısa olduğunu söylerdi. 

    Kadınlar da namuslu olduklarını göstermek için yanmış mantar kullanarak kirpiklerini kıvırır ve uzun gösterirlerdi. 

    Romalı filozof Plautus “boyasız bir kadın, tuzsuz bir yemeğe benzer” demiştir. Buradan Romalıların makyajlarına ne kadar düşkün olduğunu anlayabiliyoruz.

    Ayrıca ruj kullanımı da Roma makyajında oldukça büyük bir yer tutuyordu. Kadın ve erkeklerde dudak renkleri sosyal statülerini gösterirdi. Bu sosyal statüyü korumak için ise köleleri vardı. Hatta İmparatoriçe Poppaea Sabina’nın makyajının ve özellikle dudaklarının düzgün görünmesi için yaklaşık 100 tane kölesi vardı.

    Roma’da bu kölelere Cosmetae denirdi ve günümüzde kullanılan kozmetik kelimesi de buradan gelmektedir. 

Orta Çağ’da Kısa Makyaj Tarihi

Doğal Makyaj Orta Çağda Makyaj Tarihi

    Kilisenin aldatıcı bulduğu makyaj, Orta Çağlarda yasaklanmıştı. Çeşitli hastalıkların da baş gösterdiği bu dönemde insanların doğal görünmemesi yanlış anlaşılmalara sebebiyet verebiliyordu. Bu nedenle herkes olabildiğince doğal görünmeye çalışıyordu. Yüzlerini yine beyazlatmaya çalışıyorlar, damarlarının göründüğünü göstermek için mavi mürekkep ile damar bile çiziyorlardı. 

    Dudaklarda ise sadece açık pembe renk rujlar kullanılıyordu. Masum bir görünüş bu dönemde çok önemliydi. Olduklarından daha genç görünmeli, hatta bir çocuk gibi masum olmalıydılar. Bu nedenle kaşlar kazınıyor, saç çizgileri geriye çekiliyordu. 

    Kilisenin makyaja izin verdiği bazı durumlar da vardı. Çok yaşlanmış veya çirkinleşmiş olan kadınların, diğer erkekleri baştan çıkarmayacak şekilde sadece kocalarına güzel görünmek için makyaj yapmalarına, zinayı önlemek için izin veriliyordu.

    17. yüzyılda ise makyaj, kadınlar tarafından kocalarını öldürmek için kullanılmaya başlandı. 30 senede yaklaşık 600 kişi bu şekilde öldürüldü. İçinde arsenik bulunan makyajları yanaklarına sürerlerdi ve kocaları onları öptüğünde zehirlenip ölürdü. Makyaj bu tarihlerde ilk kez öldürmek için kullanıldı.

    18. yüzyıllarda artık yaygınlaşmaya başlayan makyaj, fakir kesimler tarafından erişilir hale geldi. Yine de koyu renkli makyajlar çok pahalı olduğu için fakirler açık renkli makyaj yapıyorlardı. Bu tarihlerde yapılan makyajlarda kurşun kullanılıyordu ancak kurşunun zehirleyici özelliği henüz bilinmediği için ciltlerini beyazlatmak için kullanan insanlar ölmeye devam ediyordu. 

20. Yüzyıl’da Makyaj

Mavi Makyaj Modası 20. Yüzyılda Makyaj

    Uzun yıllar boyunca beyaz tenliliğin statü olarak kabul edildiği kozmetik dünyasında ilk kez bronz ten moda oldu. Coco Chanel’in 1923 yılında Fransayı ziyaret ederken güneşte yanmasının ardından böyle bir akım oluştu. 

    1910’lu yıllarda Maybelline ve Max Factor markaları, ünlülerin yaptığı makyajların herkese ulaşımını kolaylaştırmasıyla artık insanlar ünlüleri taklit etmeye başladı. Amerikalı aktris Clara Bow’un yay kaşları, metalik ruju ve koyu göz makyajı bu dönemin trendlerini yansıtmaktadır.

Clara Bow ve Makyajı
Clara Bow

    1980’li yıllara kadar daha doğal bir görünüm korunmaya çalışıldı ve makyajda büyük atılımlar olmadı. Bu dönemde kozmetikte kullanılan maddelerin araştırılması ve insan sağlığının korunması için çeşitli kurumlar oluşturuldu ve makyaj malzemelerinin patentleri alındı.

    1980’lerde Makyaj altın çağını yaşadı. Artık herkesin rahatlıkla ulaşabildiği makyaj malzemeleri, daha renkli bir hal aldı. Seksenlerde doğal kaşlar, renkli kirpikler, rengarenk far ve rujlar, pembe allıklar pazarda yerini aldı. 

    Bu dönemde rengarenk makyajın yanı sıra Cyndi Lauper ve Madonna’nın etkisiyle mavi göz makyajı moda oldu. 

2000’lerde Makyaj 

Youtube'un makyaja etkisi

    80’li yılların ardından 2000’lerde daha sade makyajlar yapılmaya başlandı. Bronz ten, metalik göz makyajı, ince kaşlar moda oldu. Kozmetikte asıl atılım ise 2010 yılında artık cinsiyet rollerindeki belirsizleşme ile erkekler de kadınlar kadar bu sektörde söz sahibi olmaya başladı. Milattan önce 10,000’li yıllarda olduğu gibi tekrar erkekler, makyaj yapmaya başladı.

    Youtube’un yaygınlaşması ve erkek makyaj sanatçıların artışıyla birlikte, markalar reklamlarında erkek makyaj artistleriyle çalışmaya başladı. 

    Marc Jacobs ve Tom Ford 2017 yılında ilk kez erkeklere hitap eden makyaj malzemelerini piyasaya sürdü. 

Makyajın Tarihine Genel Bakış

    Makyaj milattan önce 10,000’li yıllarda Mısırlıların sert iklim şartlarından korunmak için göz altlarına çektikleri sürmeler ve ciltlerini kurumadan korumak için kullandıkları çeşitli yağlar ve kremler ile ortaya çıktı. Her alanda olduğu gibi kozmetik ve makyaj da bir ihtiyaç sonucu doğdu. 

    Yıllar geçtikçe insan öldürmede bile kullanılan makyaj, sürekli değişti ve gelişti. Eski ve Orta çağlarda insanlar makyajı sosyal statü göstergesi veya ihtiyaçları için kullansalar da artık herkesin ulaşımına açık olan bu sektör günlük hayatımızın bir parçası haline geldi.

    Youtube, makyajın günlük hayatımızda yer etmesinde oldukça büyük bir yer tuttu. Hemen hemen herkesin makyaj yapmayı öğrenebilmesi, yeni trendleri rahatlıkla takip etmesi, makyajı sosyal bir statü olmaktan çıkararak bir rutin haline getirdi. 

    Araştırmalar günümüz Türkiye’sinde bir kadının aylık ortalama kozmetik harcamasının 270 TL iken bir erkeğin 70 TL olduğunu gösteriyor. Ülkemizde ve dünya ekonomisinde oldukça büyük bir pay sahibi olan makyaj sektörü, hız kesmeden büyümeye devam ediyor.

Kaynaklar 


Chaudhri S K, Jain N K, History of cosmetics

https://derstarih.com/makyaj/ 

https://tr.wikipedia.org/wiki/Kozmetik


Bu yazıyı paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir